7 Ekim 2026

Futbolda Atama Sistemi İçin Şeffaflık Sınavı

Türk futbolunda hakem atamalarıyla ilgili tartışma, söylenti sınırını aşarak soruşturma dosyasına giren mesajlarla yeni bir boyut kazandı. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile aktif Süper Lig hakemi Yasin Kol arasında geçtiği belirtilen yazışmalar, maç görevlendirmelerinin nasıl yapıldığı konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.

Dosyaya yansıyan kayıtlarda Kol’un, kendi adının da bulunduğu bir hakem listesi göndererek son kararı başkana bıraktığı görülüyor. Ardından VAR ve AVAR görevlendirmeleri üzerine isimlerin konuşulması, sistemin bağımsızlığına ilişkin eleştirileri artırdı.

Mesajlaşmalar Atama Sürecine Dair Ne Gösteriyor?

VAR odasında görev yapan yardımcı video hakem, karşılaşmanın kritik pozisyonlarını inceleyen ekibin önemli bir parçasıdır. Normal işleyişte hakem ve video yardımcıları; performans değerlendirmeleri, gözlemci raporları ve önceden belirlenmiş ölçütler doğrultusunda görevlendirilir. Görev alacak hakemin bu süreci yönlendirmemesi beklenir.

Soruşturma kayıtlarında ise Yasin Kol’un bazı isimleri MHK Başkanı Gündoğdu’ya önerdiği, tarafların belirli karşılaşmaların hakem, VAR ve AVAR kadrolarını görüştüğü iddia ediliyor. Yazışmalarda Özgür Yankaya’nın yanına kimin AVAR olarak atanacağının sorulması ve “Atilla” isminin önerilmesi, tartışmanın merkezindeki örneklerden biri oldu.

Bu kayıtların hukuki anlamı, soruşturmanın ve yargı sürecinin sonunda netleşecek. Kol’un suçlamaları kabul etmediği belirtilirken, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Buna rağmen bir kurul başkanıyla aktif bir hakemin atama isimlerini mesajlaşarak değerlendirmesi, kamuoyundaki güven duygusunu ağır biçimde zedeliyor.

Taraftarın Tepkisi Neden Büyüyor?

Hakem kararları, Türk futbolunda zaten uzun süredir kulüplerin ve taraftarların gündeminde. Her hafta bir takım kararların kendi aleyhine verildiğini savunuyor, rakipleri ise bu itirazları başarısızlığı örtme çabası olarak yorumluyor. Soruşturma dosyasındaki yazışmalar, geçmişte dile getirilen kuşkuların yeniden tartışılmasına yol açtı.

Tepkinin büyümesinin temel nedeni, iddiaların yalnızca tribünlerdeki yorumlardan ibaret kalmaması. Mesaj kayıtlarının soruşturma belgelerinde yer aldığı haberleri, hakem atamalarının hangi ölçütlerle belirlendiği sorusunu doğrudan federasyon yönetiminin önüne taşıdı.

Eski hakem ve yorumcu Ahmet Çakar’ın da yönetime yönelik eleştirilerini sertleştirdiği aktarılıyor. Çakar, mevcut tablonun sürdüğünü savunurken Galatasaray ile Kasımpaşa arasında oynanan karşılaşmanın son bölümünde verilen penaltıyı da tartışmalı kararlar zincirinin bir örneği olarak gündeme getirdi.

Kulüplerin Baskısı ve Federasyonun Sorumluluğu

Kulüpler cephesinde de sessizlik yok. Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Futbol Federasyonunun yaşananlarla ilgili gecikmeden açıklama yapması gerektiğini belirtti. Kulüpler Birliği Vakfının toplantısında ise bahis iddiaları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilen yöneticilerin durumu ve federasyonun tutumu değerlendirildi.

Özellikle alt liglerde bazı başkan ve yöneticilerin olağanüstü seçim talebine destek verdiği ifade ediliyor. Kulüplerin ortak baskısı güçlendikçe federasyon yönetiminin karar alma alanı daralıyor. Böyle bir ortamda yalnızca birkaç ismin görevden alınması, sistemdeki güven sorununu çözmeye yetmeyebilir.

Federasyon, yeni Merkez Hakem Kurulunun oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü ve geçici bir yapılanma kurulduğunu açıkladı. Riva’da yapılması beklenen olağanüstü toplantının ertelenmesi ise eleştirileri artırdı. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunda biriken sorunların tamamının kendi yönetimine yüklenemeyeceğini savunarak istifa etmeyeceğini bildirdi.

Ancak mevcut kurulu göreve getiren yönetimin, ortaya çıkan iddialar karşısında siyasi ve idari sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Hakemlerin atama ölçütleri açıkça paylaşılmadıkça, VAR kayıtlarının belirli bir süre sonra kamuoyuna sunulması sağlanmadıkça ve MHK gerçekten bağımsız hale getirilmedikçe tartışmalar sürecek.

Bu krizden çıkışın yolu yeni isimler açıklamaktan değil, denetlenebilir bir düzen kurmaktan geçiyor. Dürüst biçimde görev yapan yüzlerce hakemin birkaç kişi hakkındaki iddialar nedeniyle aynı kefeye konulmaması için federasyonun hızlı, açık ve ikna edici adımlar atması şart.